Gölcük Haber

istanbul escortankara escortmersin escortbahis siteleri

Gölcük İsmi Nereden Geliyor?

Gölcük İsmi Nereden Geliyor?
41 okuma
03 Ekim 2019 - 11:02

Günümüzde kent merkezi olan yerler, yaklaşık 60 yıl evveline kadar Değirmendere, Örcün ve Saraylı halkına ait, kısmen bataklık, kısmen kestanelik, fındıklık ve tarım ürünleri, meyve, sebze, bostan yetiştirilen alanlardı.

Bu durumun Türk hakimiyeti öncesinde de asırlar boyunca aynı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Tersane’nin kuruluşu, E-130 İzmit-Bursa yolunun yapılması, binalara temel açılması, v.s. gibi sebeplerle yapılan hafriyatlar sırasında ortaya çıkan Roma dönemine ait çeşitli kalıntılar arasında kilise ile ilgili parçaların bulunması, kent merkezi ve ilçemiz sahillerinin, hristiyanlığın resmen tanınmasından sonra bir müddet daha meskûn olduğunu gösteriyor.

Bilindiği üzere Roma İmparatorluğu’nda Hristi-yanlık, Büyük Konstantin’in 313 yılında yayınladığı ve tarihe Milano Fermanı olarak geçen emirname ile serbest olmuştur. Aynı yıl Nikomedya (İz-mit)’da Büyük Augustus Maximinus, hristiyanları kendi tarafına çekmek için benzer bir tolerans fermanı yayınlamış olması, bölgemizde hristiyanlığın yaygınlığını ve müntesiplerinin çokluğunu gösteriyor.

Ancak bölgemizde putperestlerin daha kuvvetli olması ve hristiyanlarla çatışmaya girmeleri, hrisuyanların İznik’e gitmelerine sebep olduğunu tarihî kaynaklar söylüyor.

Bölgemizin sahil kesiminde bulunan kalıntıların tarihlerini tesbite yarayacak bilgi kaynağına rastlayamadım.

Edindiğim bilgiler çeşitli kimselerin anlattıklarına dayanmaktadır. Meselâ: Deniz Hastahanesi’nin güney kısmında bulunan sebze bahçesinin sahibi Hayri Çevik Bey (77 yaşında) bir sohbette şöyle anlatmıştı:

“-Tersane rıhtımının yapılmasından sonra Hollanda Tarak gemisi, Doklar’dan itibaren batıya doğru bütün sahili taramış ve denizden çıkan kalıntıları sahile yığmıştı.Biz o zaman gidip kalıntılara bakardık. İçinde çan, kubbe parçaları, mermer sütunlar, sütun başlıkları, sütun kaideleri gibi parçalar bulunduğunu hatırlıyorum. Ayrıca bizim bahçede kuyu açarken bir temel kalıntısı, içine iki insanın girebileceği kadar büyük iki, diğeri daha küçük olmak üzere üç küp çıkmıştı”.

Örcünlü Sayın Mustafa Aydın da bir gözlemini şöyle anlatmıştı:

“-Askerî Dz. Hst’nin yapımı sırasında ben orada askerdim. Hastahane yanındaki ecza deposu yapılırken üzerinde kitabeli mermer kapağı bulunan büyük bir lahit çıktı ve bunun fotoğrafı Amerikalılar tarafından çekilmişti.

Ayrıca Tarak gemisi Tekne T-abrikası’nın önünü temizlerken 5-6 m. su altında büyük bir horasan duvara rast geldi. Tarak bunu kıramayınca dinamitle parçalanmıştı.”.

Sayın Yalçın Kandemir de babasından naklen Tersane’nin Ağaç İşleri sahasında bir mezarlık çıktığını söyledi.

Em. Gv. Albay Şerafettin Erdem, “Anılarda Gölcük” başlıklı hatıralarında şöyle bir olay nakletmektedir:

“-İzmit-Gölcük arası seferleri sırasında Konca vapuru bir kaza geçirmiştir. Konca gemisi izmit’ten kalkmış her zamanki rotasında giderken Kâğıt Fabrikası iskelesi açıklarında bir yere çarpmış ve pervanesi düşmüştür.Tahkikat başlamış ve Kaptan her zamanki rotasında seyrettiğini iddia etmişti. Yerinde araştırma için bilirkişi olarak dalgıçlarla birlikte olay yerine ben de gitmiştim.

Basit bir arama sonucu Kaptanın gösterdiği yerde kubbesi su üstünden 2 metre kadar derinlikte bir kilise harabesi tesbit ederek şamandıra ile markaladık.Durum Liman Reisliği’ne bildirildi.Kâğıt Fabrikası’na gelip giden daha büyük tonda gemilere de zarar vermesinden endişe ederek harabe dinamitle tahrip edilmek üzere çalışıldığı sırada burada hakikaten bir mabedin bulunduğu ve mabedden Gölcük’te Kavaklı burnuna doğru 4-5 metre genişliğinde muntazam taşlarla döşenmiş bir yol bulundu. Yolun Kavaklı Burnuna yaklaştıkça oradaki ırmakların getirdiği kumlarla yavaş yavaş kaybolduğu görülüyordu.” (Deniz Kuvvetleri Dergisi, Sayı: 551, Kasım, 1991, s. 36)

IV. asırda veya daha sonraki bir tarihte meydana gelen şiddetli bir deprem neticesinde Kavaklı-‘dan doğuya doğru kilometrelerce, güney ve kuzeyde dar alanlarda sahillerin çökerek, toprak ve deniz altında kaldığını ve bu afetten sonra sahil kesiminin terkedilerek daha içerlere yerleşildiğini söyleyebiliriz.

Anılan deprem sırasında sahilde meydana gelen çöküntü ile, yayınlanan haritada görüldüğü gibi, günümüzde İkmal Merkezi sahillerine tekabül eden yerde bir gölet meydana gelmiş ve buraya “Gölcük”, göletin ucundaki kara parçasına da “Gölcük Burnu” ismi verilmiştir ki, ilçemizin ismi de buradan alınmıştır; yoksa tarih boyunca ne ilçe sınırlarını içeren bölgeye, ne de merkezine Gölcük denilmemiştir.

Önceleri çarşı mıntıkasına ve heykelden B kapısına kadar olan kısımlara “Kanlı-Kuyu”; eski garajın alt kısımlarına “Aydın Pınarı”; İşçi Gazino-su’nun bulunduğu sahile “Palamar” veya “Harun’un Çayırı”; Benekevler, Sanayi Çarşısı ve Ha-pishane’nin bulunduğu yerlere “Paylar-Ovası”; Kavaklı’ya “Kazıklı”; Yenimahalle bölgesine “Uzun-Yokuş”; Yeni Garaj’ın güneyine “Kara-Ağaç”, kuzeyine “Kara-Bahçe”; Donanma İlkokulu bölgesine “Pazarlı”; Deniz Müzesi civarına “Saz-Pınarı” denirdi.

Eski isimlerden Kara-Ağaç ve Gözlemen-Tepesi kullanılmakta olup diğerleri sadece yaşlıların hafızalarında yaşamaktadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
SON EKLENEN FİRMALAR
sakarya escortsakarya escortsakarya escortmaltepe escortsakarya escortsakarya escort

Donanma Kenti Gölcük'ün Renkli Yüzü Web Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escortmersin escortankara escortşişli escortturk porno indirporno indirturk pornoistanbul escort

deneme bonusu

ataköy escort